
Hepimiz bu sorunun cevabını aklımızda canlandırabiliriz aslında. Onu ister, elde etmek için uğraşır, bunun için çalışır hatta bazen düşünmeden edemeyiz. Paranın ne olduğunu bilmeyen, bebekler hariç, sanırım dünyada sayılı insan vardır. Bunun yanında kendini ekonomi disiplinine bağlı sayanların görevi, paranın ve değerinin ne olduğunu ve nereden geldiğini tanımlamaktır. İcat edilmesi ve geliştirilmesi kısa tarih bilgimizden öteye gidemese de para, ihtiyaçlarımız ve isteklerimizi elde etmenin yoludur.
İşte biz bu yazıda, paranın çok yönlü ve komplike karakteristiğini araştıracağız.
Bir malı veya kıymetli şeyi satın alma gücü yaratan varlık olarak kısaca tanımlayabileceğimiz para, üretici ve tüketicinin belirli bir piyasada karşılıklı olarak alışveriş yapabilmelerini sağlar. Bir mübadele aracı olan paranın özelliklerine geçmeden önce, kısaca tarihine bir göz atalım.
Paranın Hikayesi
Paranın icat edilmesinden önce insanoğlu nasıl ticaret yapıyor ve ne kullanıyordu? Bir değişim aracı geliştirmeden önce insanlar ihtiyaç duydukları mal ve hizmetleri takas ederlerdi. Ödeme olarak, hayvan postu ve dişleri kullanılırdı. Canlı hayvan takası en gözde ticaret şekliydi. Latince'de "Bir şeyin sahipliği" anlamına gelen CAPUT ve CAPITAL kelimeleri, İngilizce'de "Büyük baş hayvan" anlamındaki CATTLE kelimesinden türemiştir.

Çinlilerin kullandıkları gibi, ticarette bir dönem COWRIE denilen bir tür kabuk kullanılmıştır. Ödeme için alet, edavat, tuz, boncuk, kolye, tahıl, basit silahlar ve tütün, kullanılan diğer şeylerdi. Batı Afrika kabileleri manila denilen bir tür kenevir, bakırdan yapılan kolluk ve bronzu ticaretlerinde değişim aracı olarak kullanmışlardır. Buna karşın İnkalar, imparatorluklarını para kullanmadan inşa etmişlerdir. Halkın ihtiyaç gördüğü eşyalar, imparatorlukları tarafından sağlanıyordu ve insanlar inançlarının bir parçası olarak altın ve gümüşe tapıyorlardı.
Aztekler ve Mayalar QUACHTLI denilen bir tür pamuklu kumaş ve kakao çekirdekleri kullandılar. Bu takas sistemi temel olarak şu şekilde çalışırdı; birbirlerinden bağımsız iki kişi, ihtiyaçları için mallarını değiş tokuş ederek, aralarında bir nevi anlaşma yapmayı kabul ederlerdi.
Ancak bu takas, ilk dönemlerde transfer edilebilirlik ve bölünebilirlik sağlamadığı için etkin olarak kullanılamadı. Örneğin, canınız elma istedi ve sizin de takas edebilecek bir koyununuz var. Bunun karşılığında elması olan, aynı zamanda ete ihtiyacı olan birini bulmak zorundaydınız. Peki ya ete ihtiyacı olan ama elinde elma değil de mısır olan birine rastlarsanız ne olacak? Bu kişi eğer gerçekten koyun eti istiyorsa, elması olan ve mısıra ihtiyacı olan birini bulmak zorundaydı ki mısırı verip elma alsın, bu elmayı da bize verip karşılığında koyununu alsın.
Gördüğünüz gibi bu şekilde gerçekleştirilmeye çalışılan takasın birbirleri ile transfer edilebilirlik sorunu vardı, kafa karıştırıcı ve verimsizdi. Zira ola ki elma için koyun takasına razı olan birini bulursanız bu kez, üç-beş elmanın koca bir koyuna eşdeğer olmadığını düşünebilirsiniz.
Çinlilerin kullandıkları gibi, ticarette bir dönem COWRIE denilen bir tür kabuk kullanılmıştır. Ödeme için alet, edavat, tuz, boncuk, kolye, tahıl, basit silahlar ve tütün, kullanılan diğer şeylerdi. Batı Afrika kabileleri manila denilen bir tür kenevir, bakırdan yapılan kolluk ve bronzu ticaretlerinde değişim aracı olarak kullanmışlardır. Buna karşın İnkalar, imparatorluklarını para kullanmadan inşa etmişlerdir. Halkın ihtiyaç gördüğü eşyalar, imparatorlukları tarafından sağlanıyordu ve insanlar inançlarının bir parçası olarak altın ve gümüşe tapıyorlardı.
![]() |
QUACHTLI |
Aztekler ve Mayalar QUACHTLI denilen bir tür pamuklu kumaş ve kakao çekirdekleri kullandılar. Bu takas sistemi temel olarak şu şekilde çalışırdı; birbirlerinden bağımsız iki kişi, ihtiyaçları için mallarını değiş tokuş ederek, aralarında bir nevi anlaşma yapmayı kabul ederlerdi.
Ancak bu takas, ilk dönemlerde transfer edilebilirlik ve bölünebilirlik sağlamadığı için etkin olarak kullanılamadı. Örneğin, canınız elma istedi ve sizin de takas edebilecek bir koyununuz var. Bunun karşılığında elması olan, aynı zamanda ete ihtiyacı olan birini bulmak zorundaydınız. Peki ya ete ihtiyacı olan ama elinde elma değil de mısır olan birine rastlarsanız ne olacak? Bu kişi eğer gerçekten koyun eti istiyorsa, elması olan ve mısıra ihtiyacı olan birini bulmak zorundaydı ki mısırı verip elma alsın, bu elmayı da bize verip karşılığında koyununu alsın.
Gördüğünüz gibi bu şekilde gerçekleştirilmeye çalışılan takasın birbirleri ile transfer edilebilirlik sorunu vardı, kafa karıştırıcı ve verimsizdi. Zira ola ki elma için koyun takasına razı olan birini bulursanız bu kez, üç-beş elmanın koca bir koyuna eşdeğer olmadığını düşünebilirsiniz.
İlk para
Bu gibi sorunları aşmak için, malın değerine dayalı bir parasal kavram geliştirildi. Milattan önce 7nci yüzyılda Anadolu'nun batısında hüküm süren Lidyalılar, o meşhur kavim, madeni parayı ilk olarak icat ettiler. Altın ve gümüşün bir karışımı olan doğal bir alaşım kullandılar. Romalılar tanrıça Juno Moneta'nın tapınağının yanında paralarını bastılar. Milattan sonra 790 yılında Anglo-Sakson kralı Offa, İngilizce "PENNY" olarak bilinen ilk parayı çıkardı.
Milattan sonra 9uncu yüzyılda Çinliler ilk kağıt parayı tedavüle sokmuşlardır. Bu, Avrupa'da 1661 yılında ilk kez kağıt paranın İsveçliler tarafından tedavüle sokulmasından yaklaşık 700 yıl öncedir. Kağıt paradan önce Çinliler bakır para kullanıyorlardı ama binlerce madeni parayı taşımak hem çok zahmetli hem de riskliydi. Çinli tacirler bakır paraları alıyor, karşılığında ticarete konu malın değerini yazan bir kağıt düzenliyor ve bu kağıtlar kullanılıyordu. Yaşanan bakır kıtlığı sonucu Çinliler kağıt para kullanımına geçmişlerdir.
![]() |
THALER |
1500lerde günümüz Çek Cumhuriyeti içinde yer alan St.Joachimsthal madeninde THALER adıyla anılan büyük gümüş para basılmıştır. Bu paranın İspanyol baskısı dünyanın ilk uluslararası parası unvanını almıştır. Sonraları İngilizler Thaler'i Dolar olarak vurgulamış ve Amerikan Doları'nın doğuşu başlamıştır.